You are currently viewing Renk ve Etkileri

Renk ve Etkileri

  • Post author:
  • Post category:Blog
  • Post comments:0 Yorum

“Color! What a deep and mysterious language, the language of dreams.”

Paul Gauguin

Renk ve rengi var eden ışık, yapılı veya doğal çevrenin karakterini tanımlarken deneyim yoluyla, insanın da ruh hâlini, sağlığını ve karakterini de tanımlayabilen ve izler bırakabilen güçlü bir öğedir.

Kromoterapi olarak adlandırılan, renk ve ışık yoluyla uygulanan terapiler, canlıların ruh ve beden sağlığı üzerinde etkilerin olumlu yönde kullanılması doğrultusunda, kişilerde gözlemlenen olumsuz hislerin hafifletilmesinin ya da sonlandırılmasının mümkün olduğu söylenebilir.

Kromoterapiyi modern tıbba tanıtan ilk bilim adamı olan August Pleasonton, 1876 yılında “Güneş Işığının Mavi Işınının ve Gökyüzünün Mavi Renginin Etkisi” üzerine yaptığı çalışma doğrultusunda, mavi rengin insanlar, bitkiler ve sığırlar üzerindeki olumlu etkilerine değinmiştir. Mavinin, bitki ve sığırlardaki büyümeye, insanlarda ise vücudun ruh hâlinin daha olumlu ve iyi yönde gelişimine katkı sunduğunu belirtmiştir.

Şimdi birkaç renge ve etkilerine değinmeden önce, rengi var eden ışığın ve evrenin düzenindeki günlük rutinini takip etmeye çalışan canlıların gün ışığı ile evrene senkronize olabildiklerini söylemek gerekmektedir. Işığın ve rengin varlık derecesi, canlıların yaşam tarzından ruh hâllerine kadar geniş bir etkiye sahiptir. Bunun bilincinde olarak, evrende, beden ve zihinde dengeli ve senkronize bir rutin tutturabilmek adına, olabildiğince gün ışığını algılayabilecek mekânlarda yaşamak ve ışığı buralara davet edecek tasarımlar üretmek gerekmektedir.

Peki, renklere maruz kaldığımızda neler hissederiz? Bunun tek bir cevabı yoktur, canlıların farklı olmalarının zenginliği gibi, rengin etkileri de bir o kadar zengindir. Fakat yapılan bazı araştırmalar doğrultusunda çeşitli sonuçlar elde edilmiştir.

  • Kırmızı – Libido Güçlendirici

Kırmızı, böbreklere, omurgaya ve koku alma duyusuna bağlı sıcak bir renktir. Bu renk daha fazla enerji verir ve genellikle aşırı yorgun olan insanlar için idealdir. Aktif insanlar, kas ve eklem sertliği ile mücadele etmek için kırmızı ışık terapisini kullanabilirler. Ve son olarak, cinsel arzuları da artırır.

  • Mavi – Barışı Getiren

Mavi, kırmızının karşılığıdır. Rahatlık ve güvenlik duygusuyla ilişkilendirilir. Yüksek tansiyonu düşürmek veya insanları sakinleştirmek için kullanılabilir. Mavi ışık, migren tedavisinde de yardımcı olabilir. Boğazınız, kulaklarınız ve ağzınız bu renkle bağlantılıdır.

  • Sarı – Depresyon Katili

Sarı, neşe ve Sindirimi zor olan insanlar bunu sarı ışıkla tedavi edebilir. Bu renk mide, karaciğer ve bağırsaklarla ilişkilidir. Depresyonu olan insanlar da sarı renk terapisinden yararlanabilirler.

  • Yeşil – Güç Sağlayıcısı

Yeşil doğanın rengidir; yatıştırıcı ve rahatlatıcıdır. Mutluluk, huzur ve umut ile ilişkilendirilerek en fazla olumlu duygular yaratan renk olarak öne çıkmaktadır. Yeşil ışık terapisi büyüme hormonlarının oluşumunu uyarır, kasları, kemikleri ve diğer dokuları güçlendirir. Ayrıca vücudunuzun bağışıklık sistemini de güçlendirebildiği söylenebilir.

  • Mor – Gece Şapkası

Mor ışık, uykuya dalmanıza yardımcı olabilir. Aynı zamanda duygusal ve zihinsel stresi azaltır. Sinir sistemi ve gözler bu ikincil renkle bağlantılıdır. Kırmızı ışığın aksine mor ışığın, cinsel istekleri azalttığı söylenebilir.

  • Turuncu – Yaratıcılığın Kaynağı

İşiniz çok fazla yaratıcılık gerektiriyor mu? O zaman turuncu yardımcı olabilir. Turuncu, yaratıcı düşünce sürecini uyarır ve yeni fikirler bulmanıza yardımcı olur. Bu renk nefes alma ile bağlantılıdır. Emziren kadınlar turuncu ışıktan yararlanabilir çünkü anne sütü üretimini uyarır.

Tüm bunlara referans olarak ek yaparsak, Boyatzis ve Varghese (1994) renk-duygu ilişkilerini inceleyen bir çalışmada, açık renklerin olumlu, koyu renklerin ise olumsuz duygularla ilişkili olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca Hemphill (1996), parlak renklerin olumlu duygusal çağrışımları ortaya çıkardığına dikkat çekerek Boyatzis ve Varghese (1994) tarafından elde edilen sonuçları doğrulamıştır. Bununla birlikte renklerin kültürel olarak yüklendiği anlamların farklı olması sebebiyle, Saito (1996), siyah rengin Japon denekler arasında hem olumsuz hem de olumlu tepkiler ortaya çıkardığını ve siyahın genellikle gençler arasında tercih edilen bir renk olduğuna değinmiştir.

Rengin duygularımız üzerindeki etkisi önemli ölçüde incelenmiş olmasına rağmen birçok çalışma standart bir renk notasyonu sistemi öneremez. Duyguları kontrol eden renk, yaşam tarzı, kültür, yapılı ve doğal çevre gibi birçok faktör ile yoğrulduktan sonra zihnimizdeki etkisini oluşturur.

Bu bağlamda, rengini bulmadan önce şuna cevap vermelisin belki de: Nasıl yaşıyorsun?

Bir yanıt yazın